Yazmayı seviyorum. Yazılarımla başbaşa kalmayı, hayatımdan bir şeyler katarak hikayeler yaratmayı, bazen çok hayata dönük; eğlenceli olmayı, bazen de tamamen içe kapanık; karamsar olmayı seviyorum.. Buraya yazdığım yazıların çoğu tabiki de her yazarın başına geldiği gibi, bir noktasında hayatımla çakışmakta, ancak çoğunluğu gözlemlere ve yaşanılabilir durumlara pay biçilerek hayal gücümle yazılmakta. Büyük bir aşkı anlatırken; büyük bir aşk yaşayamam, büyük bir yenilgiyi anlatırken de; büyük bir kayıp yaşayamam. Yazılarımla aramdaki bağ, sırlarım ancak birgün iyi bir yazar olursam-idolüm Marquez gibi-hayatım bütün okurlarım tarafından merak edildiği an; otobiyogrofimi yazdığım zaman öğrenilecektir.. Şimdilik bu kadar; yazılarımın keyfini çıkarın, yorumlarınızı yazmaktan kaçınmayın. İyi zaman geçirmenizi, hayatımı paylaşırken keyifli anlar yaşamanızı dilerim..

"editöR Notu"


Pazar, Şubat 05, 2006

müNzevi üzeRiNe..


Nietzsche'nin "Böyle söyledi Zerdüşt" adlı kitabında "Engereğin ısırığı üzerine" yazdığı bölümü okuduğumda, yaşama tarzımla ilgili bir çok çağrışımla karşılaştım.
Hayatıma dahil olan ne kadar insan varsa, aralarında hata yapanları, hep yaptıkları hatalarla yüzleştirdim. Çoğu utanmayı tercih ettiyse de, birkaçı umursamadı. Böyle yaparak hem utandırmadan önce, hem de utandırdıktan sonra kendimi çok fazla yıprattım. Umursamaz davranmayı öğrenemedim. Hem yaptıklarıyla beni yıprattılar, hem de onların eninde sonunda üzüldüklerini gördüğüm için, yufka yürekli davranıp, üzüldükleri için üzüldüm. Çoğu zaman da avuttum kendimi iyi insanlar olduklarına dair. Hala daha canımı acıtmaya devam ediyorlar ve ben artık buna izin vermeyeceğim. Bu yazıyı okuduğum an her şey şekillendi hayatımda. Artık utandırmaya, iyi olmaya çalışmayacağım. Yaptıkları kötü şeylerin, bana karşı birer iyilik olduğunu, beni bu şekilde mutlu ettiklerini söyleyeceğim. Düşündüğümde de öyle olmuş zaten, zararlarıyla bir daha zarar görmemek için hep zırhlarımla dolaşmaya alıştırmışım kendimi. Artık daha az zarar görüyorum çünkü sağlam darbeler aldım zamanında. Şimdiye kadar yaptıklarının karşılığını vermemiş olabilirim ama bundan sonra hiçbir yaptıkları karşılıksız kalmayacak. Bu yazıyı okudukları zaman, bana zarar verdiklerini bilen kişiler, buna göre önlemlerini alsa daha iyi olur. Artık söylediğiniz sözlere sessiz kalmayacağım ve beş küçük sözde ben söyleyeceğim. Mutsuz edemeyeceksiniz beni.
En önemlisi adil olmak için uğraşmayacağım artık. Herkese kendi hakkına düşeni vermek yerine, kendi hakkıma düşen kadar vereceğim.
Ve kendimi Zerdüşt'ün münzevisi gibi görüyorum. Münzevi içine, kendine dönük, inzivaya çekilen demektir. Uzun zamandır, dışardan gözlemliyorum herkesi. Benimle ilgili çoğu şeyi bilmiyor etrafımdakiler. İçimde yaşıyorum, her şeyi, her zorluğu. Kendim ağlayıp, kendim gülüyorum. Bu sessizliğimin, kendime dönük yaşantımın sonu gelecek elbette ve kendimi tamamen yenilemiş olarak döneceğim. Aranıza ruhumla katılacağım bu sefer, sadece bedenimle değil.
Derin bir kuyu gibiyim, içime taş atmak çok kolay, öyle laflar işitiyorum ki bazen, karşı koyamıyorum, ama taş bu, kuyunun dibine düşünce, kim çıkaracak onu bilmiyorum. Canım acıyor, her ne kadar hissettirmemeye çalışsam da. Hayatımdaki her şey yaralıyor beni. Her yapılan, her söylenen. Artık buna izin vermeyeceğim dediğim her an dönüyorum sözümden, bu kez böyle olmayacak.
Nietzsche'yi okumaya başladığımdan beri, kendimi keşfediyorum. Aldığım yaraları sarıyorum. Bazı insanları hayatımdan çıkarmak, kurşunu vücudumda açtığı delikten, kızgın çakıyla çıkarmak kadar acı verse de, üzerine alkol döküp, yaramı saracağım. İzi kalacak belki ama onlarda anı olacak.
Bu yüzden benim gibi olan arkadaşlarıma bu yazım; canınızın acımasına izin vermeyin. Çok verici arkadaşlarım (Emel'im, Ruko'm vb.) artık yemek kaşığıyla değil, çay kaşığıyla verin sevginizi. Bu bana Ruko'cuğumun tavsiyesidir her zaman. Ve etrafındaki en yakın bildiklerinden, unutamayacakları tecrübeler yaşayan arkadaşlarım (Seçil'im, babam vb.), her yapılan haksızlığa karşı beş küçük haksızlıkta siz yapın.
Biliyorum bu hepimiz için zor, yapımızda yok ama haksızlığa uğramamak için karşılık vermek zorundayız. Her şey insan sevgisine dönüşecektir eninde sonunda.
Herkesi çok seviyorum.
Dip not:
Nietzsche'yi okumaya başlamamdaki amacım, senin hayat felsefeni daha iyi anlayabilmek, sohbetlerimizde sana yetişebilmekti. Ona karşı duyduğun hayranlığın sebebini keşfedebilmekti. İyiki karşılaşmışız ve sayende böyle bir yola girmişim. Önümde kendimi keşfedebileceğim, felsefemi yaratabileceğim bir yol açtığın için teşekkür ederim. (eski sevgiliye..)

Hiç yorum yok: