Yazmayı seviyorum. Yazılarımla başbaşa kalmayı, hayatımdan bir şeyler katarak hikayeler yaratmayı, bazen çok hayata dönük; eğlenceli olmayı, bazen de tamamen içe kapanık; karamsar olmayı seviyorum.. Buraya yazdığım yazıların çoğu tabiki de her yazarın başına geldiği gibi, bir noktasında hayatımla çakışmakta, ancak çoğunluğu gözlemlere ve yaşanılabilir durumlara pay biçilerek hayal gücümle yazılmakta. Büyük bir aşkı anlatırken; büyük bir aşk yaşayamam, büyük bir yenilgiyi anlatırken de; büyük bir kayıp yaşayamam. Yazılarımla aramdaki bağ, sırlarım ancak birgün iyi bir yazar olursam-idolüm Marquez gibi-hayatım bütün okurlarım tarafından merak edildiği an; otobiyogrofimi yazdığım zaman öğrenilecektir.. Şimdilik bu kadar; yazılarımın keyfini çıkarın, yorumlarınızı yazmaktan kaçınmayın. İyi zaman geçirmenizi, hayatımı paylaşırken keyifli anlar yaşamanızı dilerim..

"editöR Notu"


Pazar, Şubat 19, 2006

O "O" ki$i, haNi yıLLardıR aRadığıM...

Bu adamı seviyorum, hatta ona aşığım. Niye saklayayım ki duygularımı? İyiki var! Cumartesi gecelerini iple çekiyorum. Her hafta onun o şirin gülümsemesini görebilmek için, programın başlayacağı anı kolluyorum.
Onun benim sevgilim olamayacağını biliyorum ve bu yüzden keşke daha yaşlı olsaydım ya da o daha genç olsaydı diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Onun gibi sevgili istiyorum. Hayatıma anlam katsın, hep gülümsesin ve benimle şarkı yazsın istiyorum. Hayatım boyunca tanıdığım en kültürlü, en zeki kişilerin arasında yer alıyor. Ben kararımı verdim. Çok mu şey istiyorum acaba? Ne olur sanki; böyle zeki, ukala, kültürlü, kendini çok iyi yetiştirmiş, karizmatik bir adam çıksa karşıma ve onun çocuklarını dünyaya getirsem, birlikte iyi çocuklar yetiştirsek bu dünya için? Yok çıkması yeterli değil tabiki bir de beni çok sevse, deliler gibi aşık olsak. Bu hakkımı tam olarak kullandığımı düşünmüyorum, biliyorum bu özelliklere yakın bir adam çıktı karşıma ama tam olarak Okan Bayülgen gibi değildi. Deniz Seki ne kadar şanslı bir kadınmış. Bunu ilk birlikte olduklarını duyduğumda da düşünmüştüm ama geçen hafta televizyon makinasına konuk olduğu programı izledikten sonra çok daha şanslı olduğuna karar verdim. Okan Bayülgen ne kadar da güzel bakıyordu. Öyle dalıp dalıp gitmeler, hatunu her şeye karşı korumalar, komplimanlar yapmalar... Yok yok gerçekten yeni nesilde böyle erkekler yok. Hepsinin derdi başka, eski nesiller gibi çok okuyup, yazan, hatununu yücelten, entellektüel erkekler yok. Halbuki Okan Bayülgen öyle mi? Bir sürü dil biliyor, tiyatrocu, fotoğraf sanatçısı, çok iyi bir sunucu, seslendirmen (bütün reklamlara ve filmlere dublaj yapabilir, benim için hiçbir mahsuru yok), komik, ukala, komplekssiz, duygusal, sevişilesi, karizmatik... Daha bir sürü şey. Ayrıca siyah bir erkeğe ancak bu kadar yakışabilir.
Bir kadın daha ne isterki? Birçok kişi aynı şeyleri düşünmüyor olabilir, belki de bazılarınız gıcık oluyorsunuzdur ama ben ona bayılıyorum. Yaptığı her işte başarılı buluyorum. Onunla tanışacağım günün hayalini kuruyorum. Umarım bir gün benim de karşıma onun gibi birisi çıkar. O nasıl bakmadır öyle? Nasıl sevgi dolu, aşkla bakıyor eski sevgilisine? Bana da baksın öyle.
Duygusallığına gelince, kesinlikle duygularını tam yerinde ve zamanında belli ettiğini düşünüyorum. Herkes canlı yayına bağlanan kişilere kaba davranmasından yakınıyor ancak dün gece İran'dan arayan bir seyirci vardı ki duygulanarak, aslında nasıl telefon görüşmeleri yapmak istediğini ve saygısını gözler önüne serdi. Ayrıca konuklarına hiçbir zaman söz söyletmeyerek ve ustalarına saygısıyla da Türkiye'de değer verilmesi gereken doğru kişilere değer verdiğini düşünüyorum. Onu seviyorum. Deniz Seki'yi sevişini de seviyorum. Beni sevmese de, bana şarkı yazmasa da olur. O hayatımda hep olsun yeterki.
Bir şarkı da ancak bu kadar duygulu yazılabilir, küçük haşarı çocuk rolü o kadar yakışıyor ki ona aslında duygusallığı da bu şarkıyla daha da çok ortaya çıkıyor. İşte o şarkı;

BIRAKMA BENİ:
Huzursuzum bilmem nedenini
Söylemem lazım
Yatağım bana uzak
Uykusuzum kaç gecedir aklımda
Utanıyorum ama
Yatağım sana uzak
Saçmalıyorum belki de çok kere
Yanıldım ben düşünürken hep seni
Bugünkü gibi sokulunca koynuna
Sevilmek için çabaladım ben o çocuk gibi
O zaman bırak beni hadi çok istiyorsan bırak beni
Bırakma beni bırakma beni bırakma beni
Özür dilerim istemeden kırdıysam seni
Çok özür dilerim istemeden kırdıysam seni

Söz-müzik: Deniz Seki-Okan Bayülgen
Düzenleme: Murat Yeter

Hiç yorum yok: