RuHumLa yüzLe$timMmM..
Seni izliyorum. Aldatılışını, terkedilişini, kullanılışını, sevilişini, aşklarını, acılarını, hayatını. Yaşamına dönmeyi haketmen için, yaşadıklarını izliyorum.
Hayatının genelinde yaptığın en büyük hata seni sevenlerin dışında, sevdiklerinden çok fazla şey beklemek olmuş. Dostlarınla yetinmemişsin, değeri olmayan kişileri fazla umursayıp, hayatından taviz vermişsin. Her dönüşlerinde, her özürlerinde affetmişsin onları. Oysa ki onlar sana hep zarar vermiş. Senin yıkılmana sevinmişler, acılarınla mutlu olmuşlar. Yaralarına tuz, biber ekmişler. En zor anında yanında olmak için her işini bıraktığın kişiler, arkanı dönüp, gitmeye kalkıştığında gidişine engel olmamışlar. Çabucak kabullenmişler. Sen böyle olmasını istememiştin değil mi? Her zaman bir umut vardır, her insan düzelebilir diye bir şans, bir şans daha ve sonunda bir şans daha. Bir film şeridi geçiyor gözlerimin önünden, uyanmana gerek yok, sen de görebilirsin yattığın yerden. Arkadaşlarından biri hep bu anı beklemiş, ortalığın ona kalmasını; sen burda yatarken, kapının önünde timsah göz yaşları döküyor. Önümden geçen şeritte de gördüğümüz gibi daha önce de yapmış bunu. Senin boşluğundan faydalanmak için olmadık işlere kalkışmış, sonra da sana gelip, dost gözükmüş, ağzından laf alıp, diğerlerine taşımaya çabalamış. Laf taşıdığı diğer kişi, şimdi şeritte. Sen ne kadar arkadaşlığınız için çabalasan da o, bu konuya adapte olamamış, senin üzerine atarak çoğu şeyi, hep bahaneler uydurmuş hayatınıza. Sen dost olacağız diye paylaşırken hayatını, o başkalarından duyma diye anlatmış yaşamını. Diğer bir arkadaşın her zaman ki kaprisleriyle çıkıp, gitmekte hayatından. Senin tek istediğin şeyi bile gerçekleştirememiş, verdiği sözü tutamamış, üstüne üstlük haklı çıkmaya çalışmakta. Alışmış tabi kendisini sürekli haklı çıkarıp, senin görmemezlikten gelerek affetmene. Bunlarla mı yaşamaya devam edeceksin şimdi söyle bana. Bu kazayı geçirmeyi sen istedin. Kimlerin seni önemsediğini görebilmek için. Bu kişiler mi önemsiyor sence seni? Bu kişiler mi yıllarını adadıkların, yaşamından çaldıkların, yoksa bu filmin bir devamı var mı?
Filmin devamında çok mutlu gözüküyorsun. İçten kahkahalarını, gözlerinde ki pırıltıyı görmemezlikten gelemeyeceğim. Sanırım yanında mutlu olduğun bu kişiler; dostların ve önemsediğin diğer arkadaşların. Özellikle de eski dostlarınla nasıl da mutlusun. Her anında yanındalarmış; üzülürken, ağlarken, yıpranırken, yenilenirken. Şu anda geçen şeritte nasıl da mutlusun arkadaşlarınla, sınavların son gününde olduğunuz nasıl da belli rahatlığınızdan. Hep birlikte eğlenmeye doyamıyorsunuz. Herkes kadehlerini kaldırıyor, daha mutlu günlere... Bakalım bir daha yanlarında olabilecek misin? Bunlar dengeliyor olabilir hayatını ama daha fazla kanıta ihtiyacım var yaşamını onaylamam için.
Bakalım sevgililerinle durum nasıl? Aşkın her yönünü yaşamışsın anlaşılan, mutluluğu, ayrılığı, mutsuzluğu, kavuşmayı bir tek aldatılmamışsın ve gerçekleşmesin diye tetikte yaşamışsın her zaman. Nasıl bırakıp gitmişler ve sen de nasıl bırakıp gitmişsin, her şeklinde kahrolmuşsun. Hep iyi adamlar olduklarını düşünmüşsün bu bir gerçek. Hiçbirini hayatından çıkarmamandan belli. Bir tek sonuncusu dışında her biriyle hayatındaki kareler devam ediyor. O ise kayıp, nedeni sende gizli. İlk tanıştığınız günden, ayrıldığınız güne kadar tekrar izledim ama bulamadım sebebini. Kalbinin ritminin bozulmasından canını acıtan bişiler olduğu belli. İyisiyle, kötüsüyle sevgililerini de görmüş olduk.
Şimdi yaşamanı en çok isteyenler sırada, her zaman güvendiğin, hayatta ne yaşarsan yaşa, her zaman yanında bulacağın kişiler; annen, baban. Sonrasında önemsediğin yakınların. Ablan, yeğenlerin, kuzenlerin, teyzelerin, ikinci anne-babaların. İşte onları üzmeye hakkın yoktu.
Bu kazayı isterken onlar hiç aklına gelmemişti. Seni önemseyenleri görmek isterken, hayatına zarar verenlerle yüzleştin, önemseyenleri ise çok üzdün. Boşuna değer verdiklerinin hiç bu yüzlerini görmemiştin ya da görmek istememiştin. Hep susmuştun, münzeviliyi seçmiştin. Daha ne kadar bu şekilde sürdüreceksin yaşamını, susmak nereye kadar götürür seni. Her an yaşamından çalıyorsun farkında değil misin? Eğer böyle sürdüreceksen bu hayatı geri vermeyeceğim sana. Ama diyorsan ki bak işte dostlarım, mutlu olduğum arkadaşlarım, kocaman bir ailem var geride. O zaman hayatının değerini bilmen şartıyla, izin veririm yaşamana. Artık üzmeyeceksin kendini ve bunalımlardan uzak duracaksın mümkün olduğu kadar. Sorgulama hayatını, yaşa mutsuzluklarıyla da. Dert etme sorunlarını, ne kendini değiştir başkaları için ne de değişmelerini bekle. Sadece yaşa. Sonunu düşünme, planlama, mutsuz olacağım nasılsa diyerek, mutluluktan vazgeçme. Hayal kurmaya devam et. Hayallerin var olduğu sürece yaşayacaksın. Gerçekleştirdikçe, yaşama bağlılığını çoğaltacaksın. Bu yüzden ölümle, kendi ruhunla yüzleşme bir daha. Çünkü benimle hesaplaşman hep zor oldu, her zaman da zor olacak. Bir daha karşıma bu şekilde gelirsen emin ol bu kadar kolay bırakmam seni. Daha fazla acıtırım canını, kendini düşündüğün kadar, ruhunu da düşün ve bana zarar verme.
Geçenlerde bir arkadaşım dile getirdi, bu yaşanılanları. Keşke bir kaza geçirsem de kimlerin beni önemsediğini görebilsem diye ve bende dün yolculuğum sırasında ya kaza olursa diye bu duygumla yüzleştim. Her ne kadar itiraf edemesekte bunu düşünüyormuşuz demek ki. Önemsemeyen kişilerin farkındayız çoğu zaman ve nedense onları çıkartamıyoruz hayatımızdan. Sadece daha fazla önemsemelerini bu şekilde sağlayacağımızı düşünürken, bize değer veren insanların ne kadar üzüleceklerini bir an da olsa akıl edemiyoruz. Halbuki yaşam bizi yaşatanlarla olmalı, hayatımızdan çalanları önemsememeli, yolumuza devam etmeliyiz.
Hayatının genelinde yaptığın en büyük hata seni sevenlerin dışında, sevdiklerinden çok fazla şey beklemek olmuş. Dostlarınla yetinmemişsin, değeri olmayan kişileri fazla umursayıp, hayatından taviz vermişsin. Her dönüşlerinde, her özürlerinde affetmişsin onları. Oysa ki onlar sana hep zarar vermiş. Senin yıkılmana sevinmişler, acılarınla mutlu olmuşlar. Yaralarına tuz, biber ekmişler. En zor anında yanında olmak için her işini bıraktığın kişiler, arkanı dönüp, gitmeye kalkıştığında gidişine engel olmamışlar. Çabucak kabullenmişler. Sen böyle olmasını istememiştin değil mi? Her zaman bir umut vardır, her insan düzelebilir diye bir şans, bir şans daha ve sonunda bir şans daha. Bir film şeridi geçiyor gözlerimin önünden, uyanmana gerek yok, sen de görebilirsin yattığın yerden. Arkadaşlarından biri hep bu anı beklemiş, ortalığın ona kalmasını; sen burda yatarken, kapının önünde timsah göz yaşları döküyor. Önümden geçen şeritte de gördüğümüz gibi daha önce de yapmış bunu. Senin boşluğundan faydalanmak için olmadık işlere kalkışmış, sonra da sana gelip, dost gözükmüş, ağzından laf alıp, diğerlerine taşımaya çabalamış. Laf taşıdığı diğer kişi, şimdi şeritte. Sen ne kadar arkadaşlığınız için çabalasan da o, bu konuya adapte olamamış, senin üzerine atarak çoğu şeyi, hep bahaneler uydurmuş hayatınıza. Sen dost olacağız diye paylaşırken hayatını, o başkalarından duyma diye anlatmış yaşamını. Diğer bir arkadaşın her zaman ki kaprisleriyle çıkıp, gitmekte hayatından. Senin tek istediğin şeyi bile gerçekleştirememiş, verdiği sözü tutamamış, üstüne üstlük haklı çıkmaya çalışmakta. Alışmış tabi kendisini sürekli haklı çıkarıp, senin görmemezlikten gelerek affetmene. Bunlarla mı yaşamaya devam edeceksin şimdi söyle bana. Bu kazayı geçirmeyi sen istedin. Kimlerin seni önemsediğini görebilmek için. Bu kişiler mi önemsiyor sence seni? Bu kişiler mi yıllarını adadıkların, yaşamından çaldıkların, yoksa bu filmin bir devamı var mı?
Filmin devamında çok mutlu gözüküyorsun. İçten kahkahalarını, gözlerinde ki pırıltıyı görmemezlikten gelemeyeceğim. Sanırım yanında mutlu olduğun bu kişiler; dostların ve önemsediğin diğer arkadaşların. Özellikle de eski dostlarınla nasıl da mutlusun. Her anında yanındalarmış; üzülürken, ağlarken, yıpranırken, yenilenirken. Şu anda geçen şeritte nasıl da mutlusun arkadaşlarınla, sınavların son gününde olduğunuz nasıl da belli rahatlığınızdan. Hep birlikte eğlenmeye doyamıyorsunuz. Herkes kadehlerini kaldırıyor, daha mutlu günlere... Bakalım bir daha yanlarında olabilecek misin? Bunlar dengeliyor olabilir hayatını ama daha fazla kanıta ihtiyacım var yaşamını onaylamam için.
Bakalım sevgililerinle durum nasıl? Aşkın her yönünü yaşamışsın anlaşılan, mutluluğu, ayrılığı, mutsuzluğu, kavuşmayı bir tek aldatılmamışsın ve gerçekleşmesin diye tetikte yaşamışsın her zaman. Nasıl bırakıp gitmişler ve sen de nasıl bırakıp gitmişsin, her şeklinde kahrolmuşsun. Hep iyi adamlar olduklarını düşünmüşsün bu bir gerçek. Hiçbirini hayatından çıkarmamandan belli. Bir tek sonuncusu dışında her biriyle hayatındaki kareler devam ediyor. O ise kayıp, nedeni sende gizli. İlk tanıştığınız günden, ayrıldığınız güne kadar tekrar izledim ama bulamadım sebebini. Kalbinin ritminin bozulmasından canını acıtan bişiler olduğu belli. İyisiyle, kötüsüyle sevgililerini de görmüş olduk.
Şimdi yaşamanı en çok isteyenler sırada, her zaman güvendiğin, hayatta ne yaşarsan yaşa, her zaman yanında bulacağın kişiler; annen, baban. Sonrasında önemsediğin yakınların. Ablan, yeğenlerin, kuzenlerin, teyzelerin, ikinci anne-babaların. İşte onları üzmeye hakkın yoktu.
Bu kazayı isterken onlar hiç aklına gelmemişti. Seni önemseyenleri görmek isterken, hayatına zarar verenlerle yüzleştin, önemseyenleri ise çok üzdün. Boşuna değer verdiklerinin hiç bu yüzlerini görmemiştin ya da görmek istememiştin. Hep susmuştun, münzeviliyi seçmiştin. Daha ne kadar bu şekilde sürdüreceksin yaşamını, susmak nereye kadar götürür seni. Her an yaşamından çalıyorsun farkında değil misin? Eğer böyle sürdüreceksen bu hayatı geri vermeyeceğim sana. Ama diyorsan ki bak işte dostlarım, mutlu olduğum arkadaşlarım, kocaman bir ailem var geride. O zaman hayatının değerini bilmen şartıyla, izin veririm yaşamana. Artık üzmeyeceksin kendini ve bunalımlardan uzak duracaksın mümkün olduğu kadar. Sorgulama hayatını, yaşa mutsuzluklarıyla da. Dert etme sorunlarını, ne kendini değiştir başkaları için ne de değişmelerini bekle. Sadece yaşa. Sonunu düşünme, planlama, mutsuz olacağım nasılsa diyerek, mutluluktan vazgeçme. Hayal kurmaya devam et. Hayallerin var olduğu sürece yaşayacaksın. Gerçekleştirdikçe, yaşama bağlılığını çoğaltacaksın. Bu yüzden ölümle, kendi ruhunla yüzleşme bir daha. Çünkü benimle hesaplaşman hep zor oldu, her zaman da zor olacak. Bir daha karşıma bu şekilde gelirsen emin ol bu kadar kolay bırakmam seni. Daha fazla acıtırım canını, kendini düşündüğün kadar, ruhunu da düşün ve bana zarar verme.
Geçenlerde bir arkadaşım dile getirdi, bu yaşanılanları. Keşke bir kaza geçirsem de kimlerin beni önemsediğini görebilsem diye ve bende dün yolculuğum sırasında ya kaza olursa diye bu duygumla yüzleştim. Her ne kadar itiraf edemesekte bunu düşünüyormuşuz demek ki. Önemsemeyen kişilerin farkındayız çoğu zaman ve nedense onları çıkartamıyoruz hayatımızdan. Sadece daha fazla önemsemelerini bu şekilde sağlayacağımızı düşünürken, bize değer veren insanların ne kadar üzüleceklerini bir an da olsa akıl edemiyoruz. Halbuki yaşam bizi yaşatanlarla olmalı, hayatımızdan çalanları önemsememeli, yolumuza devam etmeliyiz.
Bu yüzden kaza yapmak yerine, yolu tıkayan kişiler için çekici çağırma zamanıdır şimdi..


3 yorum:
sevgi her zaman kollarını açık tutmadır
zaten o dilediğini yapacaktır
başkaları senin istediklerini değil yalnızca sahip oldukları şeyi verebilir ve vereceklerdir. sevgilerimiz üzerine koşullar yüklemeyi bırakınca sevgiyi öğrene biliriz
sevgi sadece verilir alınmaz
Yorum Gönder